Euro

55,8227

Dolar

49,7276

Altın

6.437,52

  • Ekleme: 18.03.2021 11:40 Güncelleme: 18.03.2021 11:40

33.Yılında Halepçe

Zalimin rengi, mizacı nasıl ki aynısa;

Mazlumun,mazlumiyetin kaderi de aynı!..

Kimi zaman mazlumiyeti dile getiren ses olurda,

Kimi zaman sesler kısılır ya da çık(a)maz olur!

Her nedense;

 bu acı, daha da koyuyor insana!

Mazlumiyet mahrumiyetle olunca,

Sessini dünyaya yayamayınca,

Acını paylaşanın olmayınca!...

…

1988 senesinin  16 Martı,

Kürdistan coğrafyasının,

Süleymanye’nin Halepçe kentinde;

Nevroz çiçekleri daha yeni baş gösterirken,

Tabiat ve yer üstü,

Umutla, neşeyle baharı beklerken,

Sirvan Nehri coşkuyla akarken,

Zagros dağlarının karı-buzu yerini,

Bahara teslim etmeye hazırlandığı,

O anda!

…

O gün bulutlar kararırken,

Beliren karartı yağmur bulutu değil!...

Etrafa yayılan toz, duman,

Çölün tozu değil!..

Çevreye yayılan sahte koku,

Bilindik nar,elma kokusu değil!..

…

Tayyareler/uçaklar;

kurşun yağdırmıyordu bu kez,

Savaş uçakları değildi bu kez,

Sessiz ve hinlikle zehir saçıyordu!

…

Solunan, oksijen değil!

Zehirli gaz;

Hardal ve sarin!

…

Yerde yüzükoyun yatanlar,

Cansız ve rengi solmuş bedenler,

Kimi kapısının eşiğinde,

Kimi kaçmaya bile fırsat bulamazken,

İşte orada, oracıkta,

sessizce ölüme terk edilirmişçesine!...

…

Annesinin sütünü emen bebeler,

Sokakta oynaşan sebiler,

Sofrada yemekte birlik olan aileler,

Bağ, bahçesini budamayla meşgul rençperler…

Bir bir, patır patır hayattan koparıldılar…

…

On binlerce can zehirle katledildi,

Bir o kadarı da solunan zehirle birlikte,

Ya sakat / yarım yamalak şekilde!

Ya da solunum güçlüğüyle birlikte ölüme gitmekte,

O günden bugüne yayılan ölümler,

Yıllar boyu süren katliamın izleri!

Ve halen zehrin etkisiyle devam eden ölümler!...

…

Ozan ne de güzel ağıt yakmakta;

‘’Bavik bi keder xwe davêjine ser zarokan e

(babalar çaresizce çocuklarına kendini siper etmekte)
Lê zarok mane bê nefes, bê ruh û bê can e!

(Gel gör ki çocuklar nefessiz, ruhsuz ve cansız)
Ax birîndar im wey lo lo lo wey lo…

(Yaralıyım ahh, yaralıyım!..)
Hey lê lê.... wey lê lê... ferman e ûy... hawar... hawar...

(Buyruk verilmiş imdat imdat!...) ‘’
…

Zalimler son nefeslerini bu dünyada,

Sair zalimlerin direktifiyle,

Darağacında verirken;

Mazlum Halepçe halkının hakkı,

Kutsal vaatte kaldı..!

"Allâh’ı zalimlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma.

 Onların azabını,

gözlerin dehşetle dışarı fırlayacağı güne ertelemektedir."

(Kur’an/İbrahim/42)

Asıl büyük hesap,

Hesap-ceza- gününde değil midir???

 

Kalın sağlıcakla…

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Yazıları

Çerez Politikası

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.