41,4960
37,9227
3.689,24
Gecenin karanlığında bir bebek ağlıyor… Ama onu teselli edecek bir anne yok! Enkazın altından çıkmayı başaran küçük bir el, gökyüzüne uzanıyor… Ama tutacak bir el bulamıyor! Açlık, susuzluk ve çaresizlik, Gazze sokaklarında yankılanıyor.
Bu manzara tanıdık değil mi? Kerbela'da Hz. Hüseyin ve yoldaşları susuz bırakılarak katledildi. O gün Fırat’ın suları kesilmişti, bugün Gazze’nin! O gün zulüm suskun kalabalıkların gözü önünde işlendi, bugün yine aynı sahne tekrarlanıyor. Kerbela’nın acısı üzerinden asırlar geçti ama zulmün yüzü hiç değişmedi!
Siyonistlerin kana susamış saldırıları, insanlık tarihine yeni bir kara leke olarak kazınıyor. Masum çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hastalar bombaların hedefi oluyor. Hastaneler, okullar, ibadethaneler bile gözetilmiyor. ABD’nin desteğiyle şımaran işgalciler, gözlerimizin içine baka baka insanlığı öldürüyor. Ve dünya, bir kez daha susuyor!
Ama bilsinler ki, bu zulmün de bir hesabı var! Allah’ın adaleti şaşmaz! Tarih, zalimleri hiçbir zaman hayırla anmadı; Firavunları, Nemrutları, Yezidleri nasıl lanetle andıysa, bugünün zalimlerini de öyle anacak! Yanan bedenlerin, enkaz altındaki bebeklerin ahı yerde kalmayacak! Çünkü Allah mazlumların yanındadır!
Gün, sessiz kalma günü değil! Gün, mazlumun sesi olma, hakkı haykırma, ümmeti bir araya getirme günü! Gazze’de düşen her bomba, insanlığın kalbine saplanan bir hançerdir. Eğer insanlık vicdanını tamamen kaybetmemişse, bu zulme dur demek zorundadır! Çünkü unutmayın: Bugün Gazze için susanlar, yarın kendi kapılarına dayanan zulme karşı konuşacak haklarını kaybedeceklerdir!
Ama Gazze yalnız değildir! Bu ümmet, her düştüğünde ayağa kalkmayı bilen bir ümmettir! Zulmün karşısında dimdik durdu, yine duracak! Ve unutmayın; zulmün saltanatı ne kadar büyük olursa olsun, hak geldiğinde batıl yok olmaya mahkûmdur!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.