41,4960
37,9227
3.689,24
Değerli Okuyucular
Bayramlar, yaratılışın en temel hikmetini hatırlama vakitleridir: İnsan, Allah’ın en şerefli mahlûkudur. Ne var ki bugün, bu kutsal gerçeği unuttuğumuz için bayramlarımız ruhsuz, sofralarımız eksik, kalplerimiz küskün… Siyasi kutuplaşmalar, ideolojik taassuplar ve körü körüne nefret, toplumu bir kanser gibi kemiriyor. Oysa İslam, bize “Mümin, insanlarla iyi geçinen ve kendisiyle iyi geçinilen kimsedir” (Ahmed b. Hanbel) diye öğütlüyor. Peki biz nerede yanlış yapıyoruz?
Tarih, siyasi ittifakların ve ihanetlerin tekerrürüyle doludur. Dün “düşman” dediğimize bugün “müttefik” diyor, yarın yeniden “düşman” ilan ediyoruz. Peki bu kısır döngü bize ne kazandırıyor? İdeolojilerin değişken rüzgârlarına kapılıp insanlığımızı kaybediyoruz. Komşumuzla aynı sofrada buluşamazken, aynı mahallede büyüdüğümüz insanlarla kavgaya tutuşurken, hangi “dava” bizi bu çürümüşlükten kurtaracak? Kur’an’ın “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın” (Âl-i İmrân, 103) emri, bu anlamsız parçalanışa bir reddiyedir.
Bugün Filistin’de, Gazze’de yaşananlar, insanlığın ne denli alçaldığının en acı göstergesi. Bir çocuğun “Bayramda ölmek istemiyorum” çığlığı, bizim siyasi kavgalarımızdan daha gerçek. İsrail’in işgal ve katliamlarına sessiz kalmak, sadece Filistinlilere değil, tüm insanlığa ihanettir. Peygamberimiz (s.a.v.), “Mazlumun bedduasından sakının; zira onun duasıyla Allah arasında perde yoktur” (Buhârî) buyuruyor. Peki biz, bu uyarıyı neden Gazze’deki yetimlerin gözyaşlarına tercüme edemiyoruz?
Bayram, nefislerimizi dizginleme, kalplerimizi yumuşatma ve kardeşliği tazeleme zamanıdır. Ancak bugün, bu mübarek günler bile siyasi hesapların gölgesinde kararıyor. “Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur” diyen bir dinin mensupları, nasıl oluyor da aynı kitaba iman edenleri ötekileştiriyor? Nasıl oluyor da farklı siyasi görüşleri, birbirine kin besleme sebebi sayıyor?
İslam’ın bize öğrettiği şey basittir: Hiçbir ideoloji, hiçbir siyasi görüş, bir insanın hayatından daha kutsal değildir. Çözüm, insan olmanın yükünü taşımaktır. Komşunun kapısını çalmak, yetimin başını okşamak, mazlumun duasına âmin demektir. Gazze’deki zulme sessiz kalmak, sadece oradaki çocuklara değil, kendi insanlığımıza ihanettir.
Bayramınız mübarek olsun. Ancak unutmayalım: Gerçek bayram, ancak zulmün sona erdiği, mazlumun güldüğü gün gelecektir. O güne dek, insanlığımızı hatırlamak ve hatırlatmakla mükellefiz. Çünkü insan hayatından daha kutsal ne bir dava vardır ne de bir siyaset…
Allah’ın emaneti olan can, hiçbir hesapla feda edilemez.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.