50,3217
43,1304
6.335,83
Arkadaşlar, bugün CHP’nin tarihine şöyle bir bakalım. Bu parti, “devleti modernleştirme” adı altında bir milletin inancını, kimliğini ve hafızasını nasıl yok etmeye çalıştı? İstiklal Mahkemeleri’nde binlerce masumun “vatan haini” diye asılması, şapka zulmü ve İslami kıyafet yasakları, CHP’nin halka rağmenci zihniyetinin ilk işaretleriydi. Tehcirler, Şark Islahat Planı’yla Kürtlerin asimilasyonu, Dersim Katliamı, bu partinin “ulus inşası” adına işlediği cinayetlerdi. Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi, Türkçe ezan dayatması, bir milletin maneviyatına kast eden adımlardı. Latin harfleriyle köklerimizden koparıldık, kafatası ölçümleriyle ırkçı bir zihniyetin denekleri haline getirildik. Arkadaşlar, bunlar CHP’nin “ilericilik” maskesi altında yürüttüğü karanlık bir projeydi!
Bugün, Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı’na “cunta başkanı” demesi, bu partinin tarihsel yalanlarının günümüzdeki devamıdır. Çünkü CHP’nin kendi geçmişi, darbelerle, muhtıralarla, Batı’ya biatla doludur. 1960’ta Menderes’i idam sehpasına gönderen, 12 Eylül’de işkencehaneleri meşrulaştıran, 28 Şubat’ta başörtülü bacılarımızı okullardan kovan hep bu zihniyetti. Yine bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluklar..
Metro ihalelerinde liyakatin çiğnendiği, kaynakların karanlık hesaplara aktarıldığı bu tablo, CHP’nin “temiz siyaset” yalanını nasıl da ifşa ediyor!
Arkadaşlar, “İngiliz Özgür” lakabı tesadüf değil. CHP liderinin İngiltere’den medet umması, Batılı başkentlerden destek dilenmesi, bu partinin mandacılık geleneğinin ta kendisidir. 1919’da Amerikan mandasını savunanlar, bugün AB’den icazet bekliyor. Oysa Müslümanlar, bu topraklarda işgalcilere karşı canı pahasına direnen bir iradenin temsilcisidir. Hakan Fidan’ın “Artık haddini bil!” çıkışı, tam da bu yüzden önemli. Çünkü bu ülkede meşruiyet, sandıkta kazanılır; İngiltere’nin koltuk diplomasisinde değil!
CHP’nin “sokak siyaseti” naralarına gelince… Bu, sandıkta kaybettikleri iktidarı sokakta zorbalıkla alma telaşıdır. 15 Temmuz’da milletimiz darbecilere karşı canını ortaya koyarken, CHP’liler “Acaba darbe başarılı olur mu?” diye tereddüt ediyordu. Bugün ise “halk iradesi” nutukları atıyorlar. Oysa gerçek halk iradesi, Müslümanların şehadet şuuruyla direnişidir.
Arkadaşlar, CHP tarihin çöp sepetinde debelenirken, bu millet, Ayasofya’yı yeniden ezanla buluşturan, dünyaya diz çöktüren bir iradeyi temsil ediyor. “İngiliz Özgür”ün Batı’dan medet uman çırpınışları, İBB’nin yolsuzluk bataklığı, CHP’yi tarihin karanlık sayfalarına hapsediyor. Müslümanlar ise, bu toprakları mandacılığa, vesayete ve zulme teslim etmeyecek.
Türkiye, 1923’ün jakoben zihniyetini değil, 2024’ün özgüvenli, bağımsız siyasetini hak ediyor.
Çünkü bizim meşruiyetimiz, Allah’ın izniyle milletin duasıdır; dış güçlerin onayı değil!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için "çerez politikasını" inceleyebilirsiniz.